Harry Potter’ın çarıklarının Kahramanmaraş’ta çarıkçısı ustası Hüseyin Kopar tarafından yapıldığını biliyor musun?

Minyatür Fatma ALPARSLAN ile “Minyatür Sanatı” Üzerine Bir Söyleşi

Bize kendinizden ve mesleğinizden bahseder misiniz?

Merhaba, ben Fatma ALPARSLAN. İlahiyat Fakültesi mezunuyum ve minyatür ustasıyım. Mesleğimin asıl adı ise nakkaşlık. Kitaplarda yer alan minyatürleri çizen kişilere “nakkaş” denir. Minyatür ise; el yazması kitapların resimlenmesinde kullanılan bir tekniktir. Çok ince işlenmiş küçük boyutlu resimlere ve bu tür resim sanatına verilen addır.

Minyatürün kelime anlamı nedir?

Orta Çağ Avrupası’nda el yazması kitaplarda baş harfler kırmızı bir renkle boyanarak süslenir. Bu iş için, çok güzel kırmızı bir renk veren ve Latince adı “minimum” olan kurşun oksit kullanılır. Minyatür sözcüğü de buradan türemiştir. Bizim dilimize de Fransızcadan geçmiştir.

Minyatürle resim arasında nasıl bir fark vardır?

Minyatürün resimden ayrılan en önemli özelliği perspektifin olmamasıdır. Belli bir alana sığdırılması gerektiği ve kitaplarda anlatılan konuları yansıtmak zorunda olduğu için minyatürün boyutları küçüktür. Bu çizimler çok renkli bir anlatıma sahip olmalarına rağmen basitleştirilerek verilir. Normalde bir tepenin önünde gerçekleşen savaş sahnesine bakarken tepenin ardını göremezsiniz. Minyatürlerde perspektifin olmaması bize tepenin ardındaki alanları da gösterir. Böylece tepenin önünde ve arkasında neler olduğunu rahatça görebiliriz.

Minyatürlerde daha çok hangi konular işlenir?

Genellikle devlet adamlarının yani padişahların seferlerine çok yer verilir. Şehzadelerin sünnet törenleri, tıp kitaplarında anlatılan hastalıklar, tedavide kullanılan tıbbi aletler, farklı bitki ve hayvan türleri de minyatürlerde işlenen konular arasındadır. Geçmişte çizilen minyatürler bugünün fotoğrafına denk gelir ve o dönem hakkında bize bilgi verir.

Bir minyatür hangi aşamalardan geçerek son hâlini alıyor?

Önce minyatürde hangi konuyu işleyeceğimizi belirliyoruz. Sonra işleyeceğimiz konu ile ilgili araştırma yapıyoruz. Örneğin minyatürümüzde Urfa kentini işleyeceksek; şehrin eski resimlerini bulmaya çalışıyoruz. O şehre ait bitki ve hayvan türlerini inceliyoruz. Araştırmamız bittikten sonra kompozisyon oluşturuyoruz. Kompozisyonları önce eskiz kâğıdımıza çiziyoruz. Minyatürü oluştururken gördüklerimizi olduğu gibi çizmiyoruz. Sadeleştiriyoruz. Ağaçların dallarını yapraklarını detaylı çizmek yerine genel hatlarıyla çiziyoruz. Taslağımız bitince minyatür kâğıdına geçerek asıl resmimize başlıyoruz. Minyatür resimlerin en önemli özelliklerinden bir diğeri de el boyaması kâğıt üzerine yapılmasıdır. Bu yüzden biz de kâğıtlarımızı sebze suyuna batırıp renklendiriyoruz. Kuruyan kâğıdımız minyatür çizimi için uygun hâle geldiğinde minyatürümüzü yapmaya başlıyoruz. Son olarak da çizimlerimizi renklendirerek minyatürümüzü bitiriyoruz.

Minyatür yapılırken ne tür malzemeler kullanılıyor?

Guaj boya kullanılıyor çoğunlukla. Bazen akrilik boya da kullanılıyor. Hata yaptığımızda yıkanabildiği için çoğunlukla guaj boya kullanmayı tercih ediyoruz. Yeni başlayan öğrenciler için kolaylık sağlıyor. Küçük bir alanda çok fazla konu işlendiğinden çizimi yapılan her şey küçük ve ince detaylardan oluşuyor. O yüzden çok ince uçlu fırçalar kullanılıyor. Bir de altın kullanıyor. İnce tabaka şeklinde altın kullanımı uzmanlık istediğinden bir marifet göstergesi olarak sadece ustalar tarafından kullanılır.

Bir minyatürü tamamlamak ne kadar zaman alıyor?

Minyatürler çabuk tamamlanan çalışmalar değildir. Resmin oluşmasını sağlayan ve ince ince işlenen detaylar gerçekten de sabır isteyen bir uğraştır. Bir de baktıkça yeni şeyler görürsünüz. Bu nedenle bir süre çalışıp ara vermeniz gerekir. Dolayısıyla bir minyatürün tamamlanması birkaç ay sürebilmektedir.

Minyatür ustası olarak sizden önce yaşamış, eserleri günümüze ulaşmış hangi ustaların eserlerini beğeniyorsunuz?

Matrakçı Nasuh ve Levni’nin eserlerini beğeniyorum. Onların minyatürlerini seviyorum ama özellikle şu eserini seviyorum diyemiyorum. Yani içlerinden birini seçemiyorum. Hepsinin kendine has bir güzelliği ve özelliği var. Levni’nin figürlerini seviyorum. Matrakçı Nasuh’un ise kendine özgü olan çizimleri hoşuma gidiyor. Ayrıca gittiği bütün şehirlerin kuş bakışı görünüşünü çizmiş olması da bize çok güzel belgeler bırakmış olması açısından önemli.

Röportaj: A.Tuana TEPE, S. Doğukan İPEK, B. Arda TEPE, B. Berfin TEKİN