Bir köy varmış. Bu köyde iki çocuk yasarmış. Birinin adı MİZGİN birinin adı ZİNAR. Bunlar birgün ormana gitmek için hazırlandılar. Kapıda annelerine yakalandılar. Anneleri onları bir odaya kapattı. Onlara sadece ekmek peynir verdi. Sonra bir gün arka kapıdan ormana kaçmışlar. Sonra yolda kedi görmüşler. ZİNAR kediyi de yanımıza alalım demiş. Belki işimize yarar demiş. Sonra kedi onları bir eve götürmüş. O evde yetim çocuklar varmış. Onlarla yasamışlar.

Anneleri bunları fark etmiş gelmiş onları zorla götürüp tekrar eve kapatmış. Bir gün elektrikçiler gelmiş. Çocuklar bağırmışlar. Elektrikçiler onları duymuş. ZİNAR ve MİZGİN i duymuş. Elektrikçi Ömer Bey onlara: “ Siz artık benim yanımda kalın o çirkin kadının yanına gitmeyin.” dedi. Çocuklar çok sevinmişler. Ama annelerini görmek istemişler. Ömer Beyden izin istemişler. Ömer Bey izin vermemiş ama annelerini çağırmış. Anneleri çocuklarını görmüş. Artık anneleri onları çok sevmiş. Ömer Bey bunu görmüş ve çocukları tekrar annelerine teslim etmiş. Sonra güzel bir yuva kurmuşlar. Ve çocuklar güzel bir meslek sahibi olmuşlar.

Zilan TAŞDEMİR /Van / 4. Sınıfı

 

Zilan Hanımcık iki kedinin hikâyesiyle karşımıza çıkmış. Bence bu güzel kardeşimiz büyüdüğünde de kalemi elinden bırakmayacak ve çok başarılı bir hikâyeci olacak. Ancak Zilan, bunun için daha çok okuması gerektiğini bilmeli ve biraz daha dikkatli olmalı. İmla kuralları ve özellikle zaman bildiren eklerdeki hatalar gittiğinde ortaya daha başarılı bir hikâye çıkacak. Çünkü bu hikâyede sevgi ve bağlılık anlatılıyor. Teşekkürler sevgili Zilan.

Firdevs Kapusızoğlu Topçu (Yazar)