Peygamberimle Bir Gün

Canım Peygamberim,

Sen hayatta olsaydın ve seninle bir gün geçirme fırsatım olsaydı, çok mutlu olurdum. Her anını dolu dolu geçirir, gülü kıskandıran kokunu içime çeker, o kokuyu içime hapsederdim. Keşke gelsen bir günlüğüne yanıma...

Sen hayatta olsaydın ve seninle bir gün geçirme fırsatım olsaydı, bakkala giderdik seninle. Oyun oynardık. Kavga eden çocukları uyarırdık. Gezerdik birlikte mesela dayımlara giderdik. Seni ailemle tanıştırırdım. Gerçi seni tanıtmaya gerek kalmazdı çünkü görmese de herkes seni tanıyor.

Bir saat kitap okurduk sonra. Biz kitap okurken annem bize çay yapardı. Çayın yanına bir şeyler alırdık bakkaldan. Eğer annem izin verirse bilgisayar oynardık biraz da. Sonra dışarı çıkardık, arkadaşlarımın yanına. Sen onlara kavga etmemeleri, birbirlerine kötü söz kullanmamaları gerektiğini anlatırdın. Seni dinlemek ne güzel olurdu kim bilir. Kelimeler senin dudaklarına değince çok yumuşak olurdu bence. Hayat ne güzel olurdu seninle. Kavgalar, savaşlar sona ererdi; varlığın söndürürdü bütün yangınları.

Sen hayatta olsaydın ve seninle bir gün geçirme fırsatım olsaydı, gitmemen için seni ikna ederdim.

Belki gitmezdin.

Burak Bahar
7. Sınıf / İstanbul


Burak kardeşimiz gönlünden taşan Peygamber sevgisini çok tatlı bir üslup ve samimiyetle paylaşmış bizlerle. Dünyamızda yaşanan kavgaların ve savaşların Efendimizin bize öğrettiği ahlâkla son bulacağını da ısrarla vurgulamış. Böylesine önemli bir ayrıntıyı yakaladığı için Burak’ı ayrıca tebrik ediyorum. Yazılarının devamını bekliyoruz Burakcığım, sevgiyle kal... Sevda Urfa